ÜÇ YÜZ YILLIK BİR UYKUDAN UYANMAK


 Modern toplumun kurucu ilkeleri akılcılaşmayı öncelerken, aklı duygulardan uzaklaştırmış, bireyi de göreceliği ve belirsizliği ortadan kaldırmak adına kurban etmiştir. Sanırım doğaya hâkim olarak dünyanın kontrol edilebileceği düşüncesinin, insanlığın gözünü çok uzun süre kör ettiğini söylemek de yanlış olmaz. Akılcılık ve sekülerleşme sayesinde hemen her alanda gelişen modern toplumlar; bilinenlerin gün geçtikçe artmaya başlamasıyla standartlar üretmeye başlamış ve bu sayede bireylerin daha da mutlu olacakları tezleri üretmeye başlamışlardır.

Yazının devamı için şu linki tıklayınız

Bu yazı,konuk yazarımız Seyfettin Babat'a aittir.


ÜÇ YÜZ YILLIK BİR UYKUDAN UYANMAK ÜÇ YÜZ YILLIK BİR UYKUDAN UYANMAK Reviewed by Yurdagül Çelik on Şubat 07, 2021 Rating: 5

4 yorum:

  1. Çok güzel bir yazı okudum. Okuyan okuduğundan anlayan ve bize bunu özgün düşünceleri ile harmanlayarak aktaran insanlar olduğu sürece “ideal insan ve toplum” düşüncesine olan inancım her daim tazeleniyor. Bunun için sayın yazara ve onun bu güzel yazısını bize ulaştıran siz site editörlerine teşekkür ederim. Bu tip yazılarınızın devamını diliyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederiz.Umutlarımız tazelensin inşallah...Sevgi ve saygılarımızla...

      Sil
  2. Yurdagülcüğüm merhaba, akıl ve duygulardan birini diğerine üstün tutamayız herhalde diye düşünüyorum İnsan denen az gelişmiş canlı türü (benim naçizane görüşüm)akıllı olup, duygusuz, vicdansız olabiliyor, yani mesela Tayyip akılsız biri değil ama kurnazlık, köylü kurnazlığı denen şeyi akıl olarak görmüyorum ben. Adam aklını kötülüğe çalıştırırsa duygu, vicdan yoksa aklı olsa da neye yarar? Dün biri bir köpeği ağaca bağlayarak sopayla döve döve öldürmüş belki çok akıllı biriydi ama neye yarar? Ben önce DUYGU, VİCDAN diyorum tabii aklın yanısıra.
    Yazının devamına tıkladım, yazara Seyfettin beye tam olarak katılmadım.
    Modernleşme farklılığa karşı değildir tam tersine çağdaşlaştıkça, farklılıklar yavaş yavaş da olsa benimseniyor ve sekülerlik BENİM OLMAZSA OLMAZIM. Seküler hayat olmazsa asıl farklılıklara kimse tahammül edemez. Düşünsene laiklik bir ülkede yaşamadığını varsay: Kafanı örtmeden sokağa adım atamazsın. Daha da bir dolu şey. Laiklik insanları farklılıklarına rağmen bir arada yaşamasını mümkün kılar, laiklik dindarı dincinin şerrinden korur. Çağdaşlık, modernleşme de laikliğin şartı. Çağdaşlık olmazsa laiklik de olmaz. 60'lı yıllara kadar Amerika'da zencilerin plajı ayrıydı, otobüslerde yerleri farklıydı. Seküler bir toplum oldukları için zamanla kırdılar bu farklılığı. Ay çenem düştü:)kusura bakma:)
    Güzel bir pazar dilerim:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yeni düzende bir çok parametre devreye giriyor.Duygu ve akıl arasındaki uçurum arttıkça denge bozuluyor.Teşekkürler Müjde abla :))

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.