Aile İçi Şiddet Araştırmaları


Televizyonlarımıza ''İtilmiş-Kakılmış'' tiplemesiyle medya dünyasında yerini bulan ''Kadınların dövülmesi'' olgusu,aile içindeki saldırgan davranışların önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bunun diğer boyutunun ise çocukların dövülmesidir.
 Son dönemlerde de şiddet haberlerine sıkça rastlamaktayız. Dayak bir çok ailevi dramı(intihar,boşanma,evden kaçma,öldürülme)beslemektedir. Konu,adli vaka olarak diğer mercilere intikal etse bile konunun gerçek özünü,gerçek boyutlarını kestirmek zor olmaktadır. Üstelik şiddet olayı genel olarak o anla sınırlı kalmamakta,sür gitsin şeklinde (duygusal şiddet de şiddettir) devam ettiği de görülmektedir.
Yaklaşık 20 yıl önce yurt dışında 14 üniversite öğrencisi arkadaşlarını öldürmüş ve daha sonra da intihar etmişlerdir. Bu gençlerin aile yaşamlarına bakıldığında çocukken anne ve babalarından yoğun şiddet gördükleri belirlenmiştir.
Starus,1988 yılında bir ölçekle 6000'den fazla aile üyesiyle görüşmüş ve ailelerin %16'sının son bir yıl içinde sürekli şiddete maruz kaldığı öğrenilmiştir.Ailelerin istisnasız hepsi,son bir yıl boyunca çocuklarına en az bir kere vurmuş,bu insanların %11'nin ise sistematik olarak çocuklarına şiddet uyguladığı belirlenmiştir.(Türkiye'de böyle bir araştırma yapılsa oranlar belki de daha yüksek olacaktır.)


Aile içinde uygulanan şiddet,belli kültürel gruplara,sosyal sınıflara ve ortama has değildir.Araştırmacılar,her tür ailede şiddete rastlanılacağını söylüyor.Ancak bazı değişkenlerin(işini kaybetme,istenmeyen gebelik gibi)stres yarattığını ve şiddet olgusuyla bağlantılı olduğunu söylemektedirler.Şiddet gören kişide çaresizlik,umutsuzluk,yalnızlık,değersizlik,terk edilme,depresyon gibi belirtilere rastlanmaktadır.
Sonuç olarak konuyu şöyle toparlamak istiyorum.Aile içinde şiddet görmüş ve şiddetle büyümüş çocukların ilerleyen yıllarda sorun çözmek için şiddete başvurduğuna dair somut bulgular bulunmuştur.Bu nedenle şiddeti küçümsemeyin,yok saymayın,böyle bir aileyi devam ettirmenin sağlıklı olduğunu düşünmeyin,daha sağlıklı çözümlere odaklanarak sağlıklı nesiller yetişmesine katkıda bulunun...
Şiddet

(Kaynak:Bilgin,2000;s.298)

Aile İçi Şiddet Araştırmaları Aile İçi Şiddet Araştırmaları Reviewed by Yurdagül Çelik on Mart 16, 2021 Rating: 5

26 yorum:

  1. Aile içi şiddet çok kötü benim kuzenim bunu eşinin silah çekmesi ile yaşadı. Çok kötü bir durum. Geçenlerde de ben 1-2 gün akraba ağırladım, onlardan birinin duygusal şiddetine maruz kaldım. Ama anneme saygı gereği cevap vermedim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hayatımızın her alanında karşılaşıyoruz maalesef :(
      Sevgilerimle...

      Sil
  2. Çok doğru ne yazık ki öyle oluyor,ailelerin dikkat etmesi gerekiyor ama çoğu bireyler umursamaz,öyle oluncada çocuk da hırçın yetişip büyüyor,ne paylaşmayı biliyor ne çoğaltmayı.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağlıklı çocuk yetiştirmek çok ama çok önemli.Anne baba okulları açılıyor yavaş yavaş.Bu eğitimlere aileler de katılmalı bana göre...

      Sil
  3. Şiddetin her türlüsüne karşıyım. Kadınların çenesiyle yaptığı şiddetede.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :)) O da duygusal şiddet oluyor :)) Fiziksel şiddetten az değil onun da oluşturduğu travmalar :)

      Sil
  4. Aile içi şiddete seyirci olduğum için tanıyorum. Tabii yapanın niye yaptığını kestirmek zor. O beni aşıyor. Ama şiddet gören yakınım kaç yaşına geldi, hâlâ anlatıyor. Hiç istenmeyen bir durum.Çok önemli bir konu. Şiddete eğilimli kişilerin yardım almaları lazım. Emeğine sağlık kızım. Sevgiler :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ailelerin düzenlemesi lazım.Sağlıksız ilişkiler sonucu büyüyen çocuklar da sıkıntılı oluyor
      :( Teşekkürler ablacığım :)

      Sil
  5. Kalemine yüreğine sağlık.
    Toplumumuzun yarayan kanası.Gerilemesi gerekirken sürekli ileriye giden bir konu.Yaptirim yok.Aileler bilincli degil.Ne olacak halimiz bilemiyorum..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Anne baba okulları açılmaya başlandı büyük şehirlerde.Dilerim daha çok yayılır ve ücretsiz belediyeler bu eğitimlerin verilmesini sağlar...

      Sil
  6. Konuşarak anlaşabileceğimiz yerde, şiddete başvuruyoruz. Ses tonumuzu kontrolde bile sıkıntılarımız var. Öfke kontrolüyle ilgili seanslar ücretsiz olarak yapılmalı ve herkesin katılımı da zorunlu olmalı. Ama çok uçuk bir hayal benim ki.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ücretsiz Öfkeye dair seminerler düzenledim ama katılım çok düşüktü,dizi izlemeyi tercih ettiler :(

      Sil
  7. Itiraf edeyim cocuklara kizinca sesim yükselebiliyor ama fiziksel siddeti ne cocuk ne büyük haketmiyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Duygusal şiddet yoksa ufacık ses yükseltmek büyük bir travma olmaz diye düşünüyorum :)

      Sil
  8. Toplumsal sorunlara dair bu farkındalık yaratıcı paylaşımlarınız için teşekkürler.

    YanıtlayınSil
  9. Şiddet deyince nedense fiziksel darp geliyor akıllara ama bunun psikolojik kısmı var bir de.Fiziksel yaralar kapanıyor belki ama ruhsal yaralar?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Geçen gün bir konuşmada erkek arkadaşlarımız da yoğun ruhsal şiddete uğradıklarını söylediler :(

      Sil
  10. İnsan kendini ifade edemeyecek durumda ise şiddete başvuruyor. Biz bireyleri yetiştirirken özgüveni yüksek ve kendini ifade edebilen nesiller yetiştirebilirsek şiddetin her türlüsü azalacaktır. Her birimize şiddetin azalması hatta olası olmasa da yok edilmesi konusunda önemli görevler düşüyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ailelerin de bu yüzden öz güvenlerinden sıkıntı varsa bunu çözmek gerek.Çocukluktan getirdiğimiz sekeller,tüm hayatımızı ve ilişkilerimizi etkileyebiliyor maalesef :( Tabi ki hepimize çok sorumluluk düşüyor...

      Sil
  11. Aile içi şiddetin sebeoleri çok,toplumsal olarak düzelmesi gereken çok şey var.. Sadece hukuksal olarak bunlar çözümlenemez,toplumsal yapının sağlamlaştırılması lazım mesela..Ahlak kuralları da tek başına yeterli değil.. Ekomnomik özgürlük,bireysel özgürlük vb gibi özgürlükler de buna dahil olmalı..Bunlar oplmadan bireylere ahlak kuralları verseniz bir işe yaramayabailir.. Yani sebep çok,ilk önce siyasiler kendilerine çeki düzen vermeli..Sonrası herhalde kendisi çorağ söküğü gibi gelir..😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evlilik öncesi eğitimler,çocuk sahibi olmadan önce eğitimler verilmeli ve şiddete eğilimli insanlar rehabilite edilmeli.Sadece hapse atmak,yeterli bir çözüm değil...

      Sil
  12. Geleneksel bir ailede baba, kendi babasından göremediği sevgiyi çocuklarına göstermekte zorlanıyor. Onlara da bir noktada hak verilebilir ama şiddet, kabul edilemez. Çünkü çocuk, şahit olduğu o duyguyu (korku, çaresizlik) ömrü boyunca cebinde taşıyor da farkında olmuyor. Üzerinde derin araştırmalar yapılan bir konu. Şuan, herkes işin doğrusunu bilir gözükse de maalesef bunu tamamen durdurabilmek mümkün gözükmüyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yeni düzenlemeler yapılmalı,evlilik öncesi belli testler şart olmalı,şiddet eğilimli insanlar rehabilite edilmeli ama bunların hiç biri yok :(

      Sil
  13. Her gün şiddet haberleri duyuyoruz artık. Hatta bu şiddet sokaklara taştı artık. İnsanlarda korku kalmamış, her şeyi rahat rahat yapıyorlar...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aileler sorunlu ve konuyla ilgili rehabilite merkezleri yok.Öyle olunca sorun çözülmüyor.

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.