Drapetomania

zenci

Daha önce aldığım psikoloji derslerinde görmediğim bir hastalıktı bu.İnsan ve Toplum dersinde karşıma çıkınca ve ayrıntılı okuyunca zaten gerçekte olmayan,uydurmasyon bir hastalık olduğunu öğrendim.Kafanız karıştı değil mi? Peki o zaman tek tek anlatayım sizlere de :)
19.Yüzyılda A.B.D.'de görülen bu hastalığa sadece tarlalarda çalışan siyahi köleler yakalanıyordu.Hastalığın belirtisi ise kölenin tarladan kaçmaya çalışmasıydı.Diğer bir anlatımla,eğer köle sahibinden ve çalışmak zorunda olduğu tarladan kaçmak isterse bu teşhis konuluyor ve tedavi ediliyordu.Tedavide hasta olduğu sayılan kölenin her iki ayağının başparmakları kesiliyordu.Parmakları kesilen kölenin artık koşabilmesi mümkün olamadığı için tarladan kaçamıyordu.Bu sayede de iyileşmiş sayılıyorlardı.
kaçmak

Şimdi size soruyorum.İnsanın özgür olmak istemesi sizce bir hastalık olabilir mi?İnsanın aklı almıyor böyle bir teşhis ve tedaviyi.
Beyazların hakim olduğu,siyahilere boyun eğdirdiği ,sistemi köleliğe dayalın olan ırkçı bir toplumda ,belirli toplumsal ve politik koşullardan dolayı,bu şekilde kaçmaya çalışmak,profesyonel tedavi gerektiren bir hastalık olarak kabul edilmiş,tıp kitaplarında bu hastalığın doktorlar tarafından teşhis ve tedavi edileceği belirtilmiştir :(( Drapetomania hastalığı,hem içinde bulunduğu toplumun bir ürünüdür,hem de toplumdaki güç ilişkilerini sağlamlaştırmaktadır.(Cartwrigt,1851'de aktaran White,2002:41)
 Dr. CartwrightZenci Irkının Özellikleri ve Hastalıkları adlı kitabında İncil’in kölelerin efendilerine boyun eğmesi gerektiğini ve asla kaçma arzusu duymamaları gerektiğini söylediğini yazıyor.
Dr. Cartwright’a göre eğer beyaz adam Tanrı’nın arzusuna karşı gelir de kölesini kendi seviyesine çıkarmaya çalışırsa ya da kendisi onun seviyesine inerse veya Tanrı’nın ona verdiği gücü suiistimal edip de zalimce cezalar verirse, kölenin ihtiyaçlarını sağlamazsa köle kaçmaya kalkışabilir. İyi davranılırsa, yeterli yiyecek, giyecek ve yakacak odun verilirse, her aileye kalabilecekleri bir ev sağlanırsa, ancak geceleri ortalıkta dolaşmalarına, içki içmelerine izin verilmez, birbirlerini ziyaret etmeleri sınırlanır, aşırı çalıştırılmazsa yönetilmeleri son derece kolay olur, tıpkı dünyanın başka yerlerindeki diğer insanlar gibi! Ama bu “normal” şartlarda kölelerin kaçma isteği duymaması gerekir. Yine de kaçma isteği duyuyorlarsa bu artık drapetomania’dır. 19. Yüzyılın ortalarında yazdığı bir makalede bu hastalığı tanımlamakla kalmıyor Dr. Cartwright, aynı zamanda tedavi de öneriyor. Kölenin içine girmiş bu şeytanı kovmak için sistemli bir şekilde kırbaçlanmasını önleyici bir tedavi olarak öneriyor; ama tabii ayak başparmakların kesilmesi şeklinde daha kalıcı bir tedavi de mümkün diyor ya da bu uygulama ona mal ediliyor.(Kaynak;Murat Gülsoy)
zenci
Günümüzde sahte bir teşhis olarak görülmekte bu hastalık.Belki de ilerleyen süreçte çocuklarımız ve torunlarımız da bizim hastalık olarak gördüğümüz ve sınıflandırdığımız bazı hastalıkların gerçek bir hastalık değil,uydurmasyon olduğunu söyleyecektir.Kim bilir?
Kalın sağlıkla....
Drapetomania Drapetomania Reviewed by Daha Mutlu Yaşam on Mayıs 14, 2018 Rating: 5

33 yorum:

  1. İnsanların koyduğu kurallar da, hastalıklar da bazen çok saçma olabiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güç dengesi neredeyse kurallar da o yöne kayabiliyor :(

      Sil
  2. Hayretler icinde okudum. Gerci günümüzde de insanin en dogal ve ana hakki olan özgürlük ne kadar kullanilabiliyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günümüzde de başka versiyonlarla adaletsizlik devam ediyor.İlerleyen süreçte yeni nesiller bizler için nasıl bir tarih yazacak bakalım?

      Sil
  3. Hem çok ilginç hem de çok korkunç, inanılır gibi değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçek bir teşhis gibi uzun süre uygulamışlar maalesef :(

      Sil
  4. Ben şaşırmadım açıkçası, kötü ve saçma şeylerin arkasından A.B.D vatandaşlarının çıkması şaşırtmıyor artık. Yüz yıllardır kendi işlerine geldiği gibi hayatı yorumlayıp diğer insanlara da zorla yaptırıyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam da yazım böyle sıkıntılı günlere geldi.A.B.D. olarak değil de güçlü olanların alkışlandığı ve haklı bulunduğu bir dünya olduğu sürece daha uydurulmuş bir çok şey duyarız.Sevgilerimle :)

      Sil
  5. Ben de ne ilginç ismi var dedim kendi kendime..Hastalık uydurma ama tedavi gerçek hem de en acısından..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bu işe doktorları da alet etmişler maalesef :(

      Sil
    2. Yani işin ilginç olan kısmı da o zaten..Tabi olayları o dönemin şartlarına göre değerlendirmek lazımdır herhalde..

      Sil
  6. Okurken hayretler ve şaşırarak okudum gerçekten birde şu kaçmama arzusu çok ilginç bir konuydu gerçekten ne kadar acı verici bir olay ....emeğine sağlık canım benim sevgiler❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya...Okuduğumda ben de üzüldüm.Teşekkürler canım benim :) Sevgilerimle :)

      Sil
  7. Hayretler içinde okudum bende vay be dünyada böle şeylerde varmış demekki demeden edemiyo insan.Elinize sağlık cidden :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okuyup değerlendirdiğiniz için ben teşekkür ederim :) Sevgilerimle :)

      Sil
  8. Ben yorum yazmıştım, ama gelmemiş. Kendimi iş yerinde yaşadığım olaylardan dolayı "siyahi" insanlara benzetmiştim. Ayak parmaklarımı koruma altına almalıyım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıllarca benzeri sorunu yaşamış ve ülkenin azınlığındaki gruplardan biri olarak isiz çok iyi anlıyorum.Zaten o yüzden de istifa dilekçemi verdim.Hayırlısı olsun bakalım :)

      Sil
  9. Çok acımasızca bir yöntem..Okurken hayrete düştüm.Daha önce hiç duymamıştım.Tarih boyunca siyahî insanlar çok haksızlığa uğradılar maalesef.Insanın özgür olmak istemesinden daha doğal ne olabilir oysa..Bu bilgilendirici yazın için teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi de bu tür legalleştirilen şeyler vardır dünyada.Kim bilir?

      Sil
  10. Okurken kanım dondu.
    Demek her dönem insanları kontrol altında tutmak için uyduruluyor böyle şeyler. Kim bilir biz farkında olmadan hangi iplerle kontrol ediliyoruz?

    İnsan kadar iyi ama vicdansız da olabilen hangi canlı var ki?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de okuduğumda çok üzülmüştüm.Bilmediğimiz belki o kadar çok şey vardır ki..

      Sil
  11. Şu kölelik meselesine oldum olası gıcığım ve bu tarz şeyleri okudukça sakin kalamıyorum. Herkes insan sonuçta ama bazıları hayatını daha kötü şartlarda sürdürüyor maalesef :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence kölelik adı kaldırılsa bile dünyada köle gibi yaşayan öyle çok insan var ki :(

      Sil
  12. Korkunç ama bunu yapanlar da insan maalesef. Aklıma "Tom Amca'nın Kulübesi" romanı geldi. Bu daha da betermiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O romanı bilmiyorum.Uygun zamanda onu da okumak gerek.Belki de gelecekte de yeni nesiller bizim vahşi olduğumuzu düşünecek.Belkide kim bilir?

      Sil
  13. Cok korkunc bir yöntem. Daha once duymamistim.Cok.aci bir olay.
    Kalemine,emegine saglik canim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilinsin diye yazayım dedim.Okuyunca da cidden üzüldüm :(

      Sil
  14. Vay be Yurdagül, bilmiyordum, şaşkınlıkla okudum. Hakkı olan bir şeyi yapmak hastalık sayılıp, bir de literatürde ad almış. Üstelik tedavisi, hastalık olarak kabul edilmesinden de saçma. Az mı çektiler beyazlardan? Kim ne hikâyeleri vardır. Bence insandır insanın en büyük düşmanı. Sevgiyle kucaklıyorum kızım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son dönemde okuduğum kitaplar insanlar arası ayrımın ilerleyen yıllarda daha da çok artacağını öngörüyor :( Dilerim yanlış bir öngörüdür.Teşekkürler ablacığım :) Öpüyorum seni kocaman :)

      Sil
  15. Ne ilginç ve acı. Kölelerin bir eşya gibi kullanma klavuzu da varmış. Beyazların istediği gibi yaşayınca sağlam, kendileri için bir adım atmak isterken hasta olarak görülüyorlarmış. Zaten son zamanlarda okuduğum bir kitap sayesinde bir zamanlar Amerikadakı zenci köleliği kalbimde büyük bir nefret oluşturmuş durumda. Dünya var olduğundan bu yana hep bir oyun sanki her şey. Bazen güçlerin oynadığı koskocaman bir oyunun içerisinde sonu mechul bihaberler olarak görüyorum kendimizi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güçlü olan ülkelerin medeni görülmeye çalıştıklarına bakmamak gerek.Geçmişleri baskı ve zulüm dolu maalesef :(

      Sil
  16. hayır bir takım çıkar çevreleri bu sözde teşhisi koyuyorlar da,
    diğer beyaz adam halkı: olur mu hiç böyle şey yaaa??? diyemiyor...
    aptallıkları apaçık belli...
    medeniyiz diye geçinirler ya birde;
    yazık, onlara diyecek hiç bir kelimem yok!!!!!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçen Oscar töreninde bile spiker gaf yaptı.Yani sene 2018 olsa da bazı kesimlerdeki ayrımcılık devam ediyor :( Bu da üzücü :(

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.