Sınav Öncesi Bir Aile

Sınav

Dün bir arkadaşım beni telaşla aradı.Sakin sakin dinleyerek onu anlamaya çalıştım.Arkadaşımın oğlu bu yıl üniversite sınavına girecek.Yapılan veliler toplantısında öğretmenler akşamları öğrencilerin evde 3 saat çalışmasını tembihlemiş.Benim arkadaşımın oğlu akşamları evde sadece 1.5 saat çalışıyormuş.Öyle olunca da geriliyormuş bizim arkadaş.Oğlunu sıkıştırıyor ve sınava çok az kaldığını,çok çalışması gerektiğini söylüyormuş.Aslında beni arama nedeni fikir danışmak da değil benim tarafımdan onay görmekti.
Öncelikle ona sakinleşmesini söyledim.Arkadaşımın oğlunu tanıdığım için rahatça yorumlamaya başladım.Deneme sınavlarında yüksek alan ve sorumluluklarını bilen bir öğrenci.Eminim o kadar saat çalışmak o öğrenciye yetecektir.Her birey farklıdır.Bazen aileler ve eğitimciler bunu unutuyor.Kimi insan bir dersi 5 saate anlar,kimisi 1 saatte.O yüzden bireysel farklılıkları unutarak herkese aynı reçeteyi vermek doğru değildir.Arkadaşım kendi anksiyetesini çocuğuna yansıtmış ve evde ilişkileri de germişti.Ona bunları açıklayınca biraz sakinleşti.Hatta ona şunu da hatırlattım.3 yıl önce üniversite sınavına hazırlanan kızı istediği bölümü kazanmıştı.Fakat arkadaşım bu bölüme ikna olmamıştı çünkü  benim arkadaşıma göre bu bölüm onun özelliklerinin altında vasat bir bölümdü.Arkadaşımın kızı şimdi çok severek okuyor o bölümü.Çok da başarılı.Ben gerçekten iyi bir tercih yaptığına inanıyorum ve tebrik ediyorum onu.Fakat bizim arkadaş geçen yıla kadar kızının 3 matematik yapsa çok daha iyi bölüme gireceğini söylüyordu :) İlk iki yıl kızının girdiği okula bir türlü ikna olamadı yani :)
Sınav
Öğrenciler sınava hazırlanırken,ailelere de psikoterapi şart diye düşünmeye başladım.Biraz daha çocuğunuzu tanıyın ve onun makine olmadığını fark edin lütfen.Onları sıkıştırarak sorunu çözmezsiniz.Öncelikle onları anlamaya çalışın.Zaten berbat olan bir eğitim sisteminde siz de onların yüklerini arttırmayın lütfen.Sevgiyle ve mutlu kalın...
Sınav Öncesi Bir Aile Sınav Öncesi Bir Aile Reviewed by Yurdagül Çelik on Mart 14, 2018 Rating: 5

21 yorum:

  1. Aileler aslında çocuklarının yerine kendini koymakta büyük sıkıntı çekiyor. Zamanın şartları gereği her evde bir üniveristeye girme telaşı her evde daha iyisini isteyen bir anne baba var. Elbette en iyisini istemek herkesin hakkı olduğu gibi anne babanın da hakkı. Ancak sizinde dediğiniz gibi önce kendi evladınızı iyi tanıyın. Siz çalışmıyor sanırsınız 1 saatlik çalışması 5 saate bedel olur. Siz saatlerce çalşan evladınız var sanırsnız ancak yarım saatlik çalışma verimini alamıyordur. Bunun için böyle kritik bir dönemde çocuklara psikolojik baskı yapmak yerine onu anlamaya çalışmak gerektiğini düşünenlerdenim. Bu güzel yazınız ve güldüren karikatürler için teşekkür ederim. Kolay gelsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelecek kaygımız toplum olarak çok yüksek.Bu konuda çalışılmamalı insanlarla.Aileler de çocuklarının robot olmadığını bilmeliler.Çocuklarımızın ruh sağlığı kazanacakları okuldan daha önemlidir.Eğer farkındalıklı çocuklar yetiştirebilirsek onlar zaten yollarını bulabilir.Değerli yorumunuz için teşekkür ederim ben de :)

      Sil
  2. Hey Yarabbim bu A noktasından B noktasınaları, havuz problemlerini okuduk da neye yaradı? Hoş benim matematiğim çok kötüydü. Eğitim sistemini baştan yeniden yapsak keşke, böyle sınavlar filanla değil, insanların neye yeteneği olduğu daha 7 yaşında belli oluyor. Kiminin müziğe, kiminin resme, kiminin moda tasarımına ilgisi var, sırf o konuya odaklansalar başarı kendiliğinden gelir ama bunu yapmıyoruz. Her şeyi ÇORBA gibi, TÜRLÜ yemeği gibi veriyoruz. Yeğenimin arkadaşı var Bilkent hukuk mezunu ama çocuk hukukçu olmak istemiyorum diyormuş! E mezun da olmuş yani çocuklar aslında ne yapacaklarını bilmiyorlar:( bir bölüme giriyorlar ama o bölümü sevmiyorlar (ben de yaptım o hatayı); bedelinini de ödedim:( benim tek kriterim yapmaktan zevk aldığı, sevdiği işi yapacak insan, başarının tek şartı bu. Gitar çalmayı mı seviyor o zaman bırak gitar çalsın, kursuna gitsin, gitarist olsun başarılı bir gitarcı olur belki besteler yapar fena mı? Niye herkes mühendis, mimar olmak zorunda değil...olsa da işini sevmeyen bir mühendis, mimar olacaktır.

    Eline sağlık Yurdagül'cüğüm. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dün de Gülgür Güldür komedi programında geçti bu konu.Kızı Tıp Fakültesi kazanacak kadar puan almış ama güzel sanatlarda okumak istiyormuş.Bir babayla anneyi öyle güzel canlandırmışlardı ki :)Trajikomik.Sırf puan heba olmasın diye sevmediği bölüme gönderilir mi o genç?
      Ben kendi adıma geç fark edip,dönüş yaptım.Şimdiki aileler ve eğitimciler biraz daha bilinçli olup,çocuğun da birey olduğunu fark etse daha mutlu insanlar topluluğu oluruz diye düşünüyorum :)
      Teşekkürler ablacığım :)

      Sil
  3. oooofff bu aileler beni geriyor ya, inşallah sıkan bir ebeveyn olmam ben

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Az önce arkadaşım aradı.Neyse ki fark etmiş kendini ve oğluyla güzel bir gün geçirmiş :)

      Sil
  4. Yeteneğe göre sınav yapılmayan bir ülkedeyiz. Yeteneği olmayan konservatuvar kazanırken, asıl orada okuması gerekenler okuyamıyor mesela.Bu nedenle de aileler kendilerince haklı gördükleri şekilde çocukları yönlendirmeye çalışıyor. Çünkü sınavı kazanamazsa sene kaybı olacak. Ama dediğin gibi çocuğun anlama, algılama kapasitesi de önemli. Fakat kazanmaya o kadar odaklanmışız ki; çocuğu anlamıyoruz. Fakat dipnot düşeyim arada dürtmekte yarar var diye düşünüyorum. Zira çocukları biraz başı boş bıraktın mı salıyorlar. Tecrübeyle sabittir :) Sevgiler canım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tatlı tatlı ara dürtmek olabilir ama ortamda terör estirmeyi önermiyorum.Anne tecrübeleri önemli tabi :) Teşekkürler önerin için :)

      Sil
  5. Kendimizi en rahat anne baba ilan ediyorum ben. Kızım da sınava hazırlanıyor, gayet rahat. (Bazen canımın sıkıldığını itiraf ediyorum.)Sıkboğaz etmiyoruz hiç. Gücü kadar çalışabileceğini düşünüyoruz. Bunu söylerken tamamen başıboş bıraktığımız ya da onun çalışmadığı anlaşılmasın. Sonuçta her gencin yapısı,psikolojisi farklı.Bence sistemdeki mecburiyetleri ve geleceği için bu sınavın önemli olduğunu anlaması ve uygun çalışma ortamının sağlanması önemli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer çocuk o sorumluluğu bilir,alabilir hale gelirse anne ve babaların da yolu açılır ve çok tükenmezler.Sizin gibi ebeveynlere ihtiyaç var :) Teşekkürler :) Sevgilerimle :)

      Sil
  6. hahahahaaa :))
    Sınav konusunda ruh halim aynen böyle işte. Yemin ediyorum dişimi sıka sıka, kendime telkin vere vere ancak frenliyorum kendimi :)
    Hep bunlar gelecek kaygısından ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yakında erersin o zaman :)) Sakinleştirici meditasyonlar var bir çok.Onu öneriyorum sana ve ben de günde bir kez mutlaka yapıyorum meditasyon.Kolaylıklar diliyorum canım benim :)

      Sil
  7. Allahım hem eğitim gören çocuklarımıza hem de ebeveynlerine yardım etsin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anksiyeteyi bir köşeye bırakıp,sağlıklı düşünebilirsek olur diye düşünüyorum :)Teşekkürler :)

      Sil
  8. Sınavlar ve meslek tercihleri hakkında sağlıklı karar veremiyoruz maalesef. Herkes aynı şeye çalışmalı, herkes aynı şeyi okumalı, herkes aynı dili konuşmalı gibi algılarımız var. Oysa dediğiniz gibi her birey farklıdır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aile o yüzden çocuğunu tanımalı diyorum :) Teşekkürler Arif :)

      Sil
  9. ailelerde bir sorun varsa,bu sorun maalsef öğrencileri de çok etkileyebiliyo..bence de ailelere de psikoterapi şart ve bu konuda eğitime tabi tutulmalılar..aslında MEB'in öğrenci ailelerine psikolojik danışmanlık verilmesi için bi çalışma başlatması yerinde olurdu herhalde..bu sizler için de çok iyi olurdu kanımca..sağlıcakla kalın efenim..🙂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anne babalar çocuklardan daha endişeli oluyor zaman zaman.Yoğun gelecek korkusu yaşıyorlar.Neyse ki arkadaşım beni anladı ve şimdilik sakin.Ben anne baba okulları,evlilik öncesi okullar gibi bir çok okul olmalı.Öyle bodoslama evlikler olmamalı.Sağlık bireyler yetiştirilmiyor çünkü :(

      Sil
  10. Karikatürleri okuyup kaçabiliyor muyuz? :)

    YanıtlaSil
  11. Benim iki kızım da sınav konusunda çok farklı davrandı. Üniversite sınavına sanki biz girecektik. Büyüğü üstüne bir aşk hikayesi yaşadı. İşin komiği, seçtiği bölüm: Diyetisyen. Ben çok şaşırdım. Küçüklüğünden bu yana, matematik, çizim ve ince el işleri çok iyiydi. Hala matematik çözer. Bir mimar ya da mekanik ile ilgili mühendislik okur, diye düşünüyordum. Yeteneğinin dışında, geçen sene "bu mesleği sevmiyorum." Dedi. Bakalım, ileriki günler ne gösterecek?
    Küçük kızım, stresli neredeyse her sınav öncesi "ben ,yapamayacağım " diyerek ağlıyordu. Ben de "sana güveniyorum, benim sana güvendiğim gibi kendine güven." dedim.
    İstediği gibi "hukuk " kazandı. Yalnız, enerjisini pozitif olarak kullansaydı,hayali olan "Ankara Hukuk " a girerdi.
    Şimdi daha ilginç bir şey yazayım. Küçük kızım, ablasının hayatı umursamadığını ,aşırı rahat olduğunu söylüyor.
    Ne kadar farklılar ,değil mi?

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.