Aile Ve Kadın

Aile

Benim yazılarımı takip edenler bilir geçenlerde Açık Öğretim fakültesine bir mail atmış ama istediğim cevabı alamamıştım.İlginçtir ki canlı yayın derslerinin birinde hocamız bir açıklama yaptı.Demek ki çok fazla sorgulayan oldu diye düşünüyorum.Hocamız giderek sistemi daha iyi konuma getirmeyi hedefledikleri,ezbere dayalı değil açık uçlu öğretici sorular hazırlayacaklarını,ellerinden geldiğince eğitimin kalitesini yükseltmek için uğraştıklarını söyledi.Valla hiç kimse sormadan hocamızın böyle bir açıklama yapması çok hoşuma gitti.''Sezar'ın hakkını Sezar'a vereceksin.''Bu sözü çok severim.O yüzden biz de okulumuza ve hocalarımıza haklarını teslim etmiş olalım,okulumuza devam edelim :)
Ödev

Sosyolojiye Giriş dersinde Aile ve Kadın diye bir ünite var.Gerçekten çok zevkli bir ünite.Dünyaya baktığımızda kadınların çok farklı konumlandığını görmek mümkün.Örneğin sayıları çok azalmış da olsa anaerkil topluluklarda (Buna örnek olarak Güney Hindistan'daki Nayar toplumunu söyleyebiliriz.)erkekler sadece çoğalmaya yardım eden bir araç gibi.Her bir Nayar kadının en fazla 12 kocası olabiliyor.Kadınlar,çocuklarıyla aynı evde yaşıyor.Koca ise Nayar kadının evine akşam yemeğinden sonra gelmek zorunda.Karısıyla birliktelik gerçekleştikten sonra da evi en geç kahvaltıdan önce terk etmek durumunda.Eğer evde gece kalması zorunlu ise evin verandasında uyumak zorunda.Kocaların ilişkilerinden doğan çocuklarına karşı hiç bir sorumluluğu da yok.Nayar toplumlarında karı ve kocalar arasında süreklilik arz eden bir birliktelik mevcut değildir.Çocukların dayıları ve büyük babaları ekonomik olarak Nayar kadınlarına destek vermektedir.
Kadın

Gelelim bizim topluma.Biz metropolde yaşayanlar ne kadar biliyoruz ülkemizin doğusunu?Sadece aşiret filmleri ve dizileri bence çok yetersiz.Hocamız ve kitabın önerdiği bir belgesel var.Belgesel,çok zorluklarla çekilmiş ama vurucu bir belgesel.Ödül de almış.Emine Altaş tarafından yönetilen bu belgesel 2011 yılı yapımı.Adı ise Kuma.Evet itici bir ad ama izlemenizi tavsiye ediyorum.Başımızı kuma gömerek toplumsal gerçeklerden kaçamayız.Belgeselin izlediğim linki de şurada
İzlemenizi ve düşüncelerinizi öğrenmeyi çok isterim.İyi seyirler :))
Aile Ve Kadın Aile Ve Kadın Reviewed by Daha Mutlu Yaşam on Aralık 16, 2017 Rating: 5

58 yorum:

  1. Evvela belgesel tavsiyesi ve linki için teşekkür ederim..bu tür belgeselelri seviyorum..
    Anaerkil toplumlara gelince Nayar'lar bu sistemi acaba nasıl oturtmuş merak ettim daha fazla bilgi de okumayı isterdim..kaleminize sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitapta fazla bilgi yok Nayarlarla ilgili.İnternetten de araştırdım ve fazla bilgi bulamadım.Galiba teknolojiye de kapalı bir toplum.Bu belgesel,beni de etkiledi.Teşekkürler :)

      Sil
  2. İzledim. Etkilendim. Kadının değer görmediği bir dünyada huzur olmaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizin ülkemizde de kadının hak ettiği değeri görebilmesi istiyorum.Böyle daha eşitlikçi bir toplum olursak erkekler de daha huzurlu olur diye düşünüyorum.Erkeklerin çok kadınla evlenmesi onları daha değerli yapmaz...

      Sil
  3. Hemen izleyeceğim.
    "Kadının saygı görmediği bir toplum ölmeye mahkumdur. Toplumu doğuran kadındır." diyor Azra Kohen.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir sözle katkı sağladın bize.28 dakikalık bir belgesel Kuma.Çok zorlu bir çekimmiş yönetmen için.Belgeseli izleyince ara ara şaşkınlığa uğradım.Hemcinslerimizin kabul duygusu,çaresizliği de etkileri beni...

      Sil
  4. yaaa acayip denek geldi, bende hintli bir akadaşmla akşam yaptığım sohbeti anlatacaktım bugün :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaz yaz sen de onu yaz.Eminim ilginçtir,okuyalım biz de :)

      Sil
  5. Nayar a gidesim geldi bi an 😁😁😁

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O toplumda da erkeği değersizleştirme var :) Bir türlü dengeyi bulamadık şu yalancı dünyada :)

      Sil
  6. Sosyoloji her zaman ilgimi çeken bir konudur. Böyle belgeseller can yakıyor ama anlamaya çalışmak için gerekli. Öneri için teşekkürler, izleyeceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğeneceğini düşünüyorum...

      Sil
    2. İzledim, ilk başta belgeselde yer alanların, özellikle kadınların kendini ifade etmeye ve Emine Altaş'ın bu belgeseli çekmeye cesaret edebilmesi etkiledi beni. Kızlar 15-20 yaşında gider nasılsa cümlesi, bizde boşanma yoktur ki demeleri... Gerçekten izlenmesi gereken belgesellerden biri.

      Sil
    3. İzlemene sevindim.Ben de izleyince etkilendim.Teşekkürler :)

      Sil
  7. Bu belgeseli izleyeceğim mutlaka. Emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
  8. Öz Anadolu kültüründe hayatı paylaşmak ve karşılıklı değer statüsünü korumanın en iyi uygulandığını düşünüyorum. Kuşaklar öncesinde kalmış ya da bugün iyice azalmış da olsa bizim özümüzde kadın ve erkeğin toplumsal rolleri tamamlayıcı nitelikte. Popüler kültür dediğimiz olgu farklı biçimlerde her asırda var olmuş bence ve arkasından türetilen çakma gelenekler de çıkmış. Aile ve kadın çok önemli ve ayrılmaz iki konu, son zamanlar sendeliyorsak biraz da bu konulardaki zaafiyetten olsa gerek.Belgeseli izleyeceğim, teşekkür ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım belgeseli de izleyince beğenirsiniz.Katkılarınız için teşekkür ederim :)

      Sil
  9. Belgeseli izledim. Öncelikle bu güzel, anlamlı ders veren belgeseli izlememde vesile olduğun için teşekkür ederim. Erkekler çoklu evliliğin ve çok çocuk yapmanın nedenini İslam dinine bağlıyor fakat İslam dini şunu buyurur: Eğer bakabiliyorsanız ve diğer karılarınızın da rızası varsa evlilik yapabilirsiniz. Fakat belgeselde de gördüğümüz gibi bakamıyorlar o, değerli kadınların çoğu harap oluyor ve belgeselde adam "Günah İşlemek istemediğim için korunmuyor-um" diyor. Bu da dinde günah değildir. çünkü o kadın sizin karınız ve eğer bebeğe kürtaj yaptırırsanız günahtır. Eğer bakacak durumunuz yoksa yapmamak gerekir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adamın o sözüne ben de takılmıştım.Çok ilginç geldi ifadesi.O yüzden de her bir karısından bir sürü çocuğu var :( Sanki aynı ülke coğrafyasında değilmişiz gibi hissettim :( Önerimi dikkate alıp belgeseli izlediğiniz ve yorum yaptığınız için ben de size çok teşekkür ederim :)

      Sil
  10. Cinsiyet ayrımları ülkemizin derin yarası. Belgeselde de bunun yankıları sürüyor. Kimileri çocuğu olmadığı için kuma getiriyor, kimileri de cinsiyetlerinden hoşnut olmadıkları için. Çok eşliliğin bir de çocuklar üzerinde etkileri var ki sanırım en ağır diyeti de onlar ödüyor. Kuma getirilen kadının çocukları üzerindeki değerleri ya da değersizliklerinin boyutunu düşünemiyorum. Kendisinin de kuma gidebileceği gerçeği cinsiyetinden nefret etmesini sağlar kanımca. Güzel bir paylaşımdı, emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Psikolojik ve sosyolojik yaralarımız çok.Umarım herkes üzerine düşeni yapar ve yaralar giderek azalır.Önerimi dikkate alıp değerlendirdiğiniz için ben de size gönülden saygı ve sevgilerimi gönderiyorum :)

      Sil
  11. oo kuma ve başını kuma gömme, iyi buluştu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıyı yazarken hiç öyle düşünmemiştim :) Sen şimdi söyleyince fark ettim :) İyi yakalıyorsun ayrıntıları valla :)

      Sil
  12. Belgeseli izleyeceğim, teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kısacık zaten,28 dakika :) İyi seyirler :)

      Sil
  13. Belgeseli mutlaka izleyeceğim, 12 kocalı kadınlara ve karikatürlere çok güldüm:))))eline sağlık Yurdagül'cüğüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ablacığım Nayar'a mı gitsek :)) Belgesel biraz üzüyor insanı ama ülkemizin gerçekleri maalesef :( Teşekkürler ablacığım :)

      Sil
  14. 21 çocuğum var ama ben daha çok çocuğum olsun isterdim Allah veriyor yapacak bişey yok demiş ancak mal ayrımına gelince Allahın taksiminden ve emrinden eser yok..kadınların böyle harcanması çocukların söyledikleri ve kısaca anlatılan o durumlar acı veriyor hem kızdım hem kendimi onların yerine koydum..
    Hayat böyle harcamak için verilen bir nimet asla değildir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadınların çaresizliğini görmek benim de bayağı canımı sıktı.Çocukların da o ortamda sağlıklı yetişmesi ne kadar mümkün ki?Bu insanlara nasıl yardım edebiliriz ne yapabiliriz onu düşünüyorum.Teşekkürler izlediğin için :)

      Sil
    2. Suskun kalmak seyirci kalmak olmaz eğer ki bu belgesel vesilesi ile bile bu zulüm bizlere kadar ulaşmış ve haberdar olmuşsak mutlaka bizim vesilemiz ile onlara yardımın ulaşması lazım diye düşünüyorum..zulme karşı susmak olmaz.
      Bu insanlara yakın kurumlar dernekler kurulmalı gönüllü gönülsüz işin ehli olanlar el atmalı.
      Bilgilendirmeli evvela sonra da imkanlar dahilinde destekler verilmeli..yani Yurdagül hanım insanlar sorumlu yani hepimizin görevidir bu.

      Sil
  15. Artık devir değişti şimdi ise bir eşitlik yok aile diye bir hatırı kalmış müessese kaldı mı bilmem.Bildiğim eski saçma davranışlardan ötürü gaza getirilen şahıslar çoğalınca denge değişti kadın hakimiyeti var.Çığrından çıkmış bunlar.Şimdi her yer ama heryerdeler.Tecrübe işe yaramıyor cinsiyet konuşuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kadın hakimiyeti mi?Valla büyük şehirlerde çalışan kadınlar,gücünü eline almış olabilir ama sadece bizim ülkemiz değil tüm dünya hala ataerkil.Küçük bir alana bakarak dünyayı kadın hakimiyetinde görmek ne kadar doğru bilemedim.Yine de teşekkürler yorumunuz için..

      Sil
  16. Tam benim seyretmem gereken belgesel o. Hindistan'da ve o kadınlardan olmak isterdim. Üstelik, bir Türk atasözü! olan "karnından sıpayı, sırtından sopayı" eksik etmezdim sanırım hepsinin. İlk defa duydum bu ilginç bilgileri. Sağol Yurdagül'üm. Hemen şimdi linke basıyorum. Sevgiyle öpüyorum seni canım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çapkın bir erkek olurmuşsun demek ki :) İyi ki olmamışsın Allah bizi senden korumuş :)) Şaka yapıyorum tabi.Belgeseli de izleyince beğeneceğini düşünüyorum :)

      Sil
  17. Emine Altaş'ın yönettiği toplumun kanayan yarasını dile getirmeye çalışan ödüllü güzel bir belgesel..teşekkür ederim..🙂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzle bakalım erkek gözüyle ne düşüneceksin Ertuğrul?Merak ediyorum yorumunu :))

      Sil
    2. izledim,maalesef Türkiye'nin acı bir gerçeği kumalık..o yüzden dedim ya,"toplumun kanayan bi yarası" diye..bu vb konularda toplumum değişmesi isteniyorsa,önce siyasilerin kendilerini değiştirmesi gerekiyor kanımca..küçük çocuklarla evliliği normal sayan siyasal bir anlayış varolduğu sürece toplumdaki kumalık gibi bu tür kanayan yaraların kapanması çok zor bir durum..

      Sil
  18. Müsait zamanımda izleyeceğim. Yazık ki bu kuma meselesi kanayan yara. İnsanlar maalesef tek eşliliği benimseyemediler. Ne sebeple olursa olsun kuma kabul edilebilir bir durum değil. Ama kendi ayaklarında duramayan kişilerin maalesef ki seçme ve tercih hakkı kalmıyor. Yazık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ekonomik çaresizlik,çoğu kabul edişin sebebi.Geçen hocamız dedi ki ''Bizim ülkede aile bağlarının sıkı olması,insanların ekonomik güçsüzlüğünden geliyor.Kişiler,bireysel olarak ekonomik güçlerini ellerine alsalardı aileleriyle oturmak ya da yaşamak isterler miydi onu sorgulamak lazım.''Bana da mantıklı geldi.

      Sil
  19. Nayar ilginçmiş..Anaerkil toplumların varlığını okumuştum ama bu denli bir yaşayılta olan bir toplumu ilk defa duydum..Belgesel önerisi için teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle bir toplum var ama çok fazla bilgi yok internette.Teknolojiye kapalı yaşıyorlar anladığım kadarıyla.İyi seyirler öyleyse :)

      Sil
  20. Geçen sene almıştım bu dersi. Siz yazınca hatırladım Nayar lari. Bu kadar detaylar varmiydi kitapta?
    Çok ilginç mis. :) doğa ya daha uygun gibi. :)
    Belgesel i izledim. Güzel bir çalışma olmuş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bir paragraf anlatılmış Nayar topluluğu.İnternetten araştırdım fazla bilgi bulamadım :( Belgesel,etkileyici...Teşekkürler :))

      Sil
  21. Nayar'ların gerçekten ilginç bir aile yapısı varmış.(Ona aile denirse tabi).. Aslında yazacak o kadar çok şey var ki aile ve kadın,birey ve kadın,hayat ve kadın,Türkiye ve kadın vs.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı sosyologlar aile olarak görürken bazı sosyologlar aile olarak kabul etmiyorlar.Yani onlar da anlayamamış :)Gerçekten bu konu üzerine kitaplar yazılır.Küçük de olsa değineyim dedim ben de.Sevgilerimle :)

      Sil
  22. Daha iyi bir sistemin geleceği haberi beni de mutlu etti, iyi eğitim kaliteli birey demek ve kaliteli birey de kalkınmış bir toplumun temelini oluşturur :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düşüncelerine katılmamak mümkün mü:) Teşekkürler :))

      Sil
  23. Ne kadar da anlamsız bir ilişki biçimi varmış o toplumun 😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bize göre anlamsız olabilir ama onlara göre anlamlı :)

      Sil
  24. Yorum yazarken o kadar çok düşündüm; nasıl düşüncelerimi ifade etsem diye, ama maalesef üzücü durumlar. Kadınlara daha çok değer verilmesi gerekir bence. Kadına 1 ver 5 al... Sen kadınına bir adım atarsan o sana 3 adım atar. Tabi bunlar her insan için geçerli olamaz; ne bayan ne de erkek. Ayrıca kitaptaki bahsettiğiniz toplumu sanki doğruymuş gibi lanse etmeniz de garip geldi bana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanlış bir algılama var.Ben sadece kitapta geçenden bahsettim.Hiç bir kişisel yorumum yok.Amacım farklı olan bir kültürü de göstermekti.Doğruymuş gibi algılamak tamamen size ait bir yorum.Kitapta geçenleri yazdım sadece.Sevgilerimle :)

      Sil
    2. Zaten ben doğru bir kültür olduğunu ifade ettiniz demedim. O kültürden bahsedip sonradan tam tersi olan kültüre geçiş yapınca sanki onların kültürü doğru gibi bir kıyaslama olmuş. Bunu sadece ben değil birçok kişi böyle algılamış olabilir ya da olmayabilir. Ama dediğiniz gibi ben bu şekilde algıladım. Kırıp incitmek amaçlı ya da eleştiri amaçlı yazmadım bu arada. Farkettiyseniz en sonuna gülen surat koydum. Yine de kırıcı ve üzücü olduysam affola... :)

      Sil
    3. Hata olacak bir şey yok.Yanlış anlaşılmalar her zaman olabilir,yüz yüze iletişimde de olabilir :) Daha önce de dediğim gibi kültürler arasındaki uçurum ve farklılığı göstermekti amacım :) Sevgilerimle :)

      Sil
  25. Ben Anadolu’nun en ücra köşelerinde yaşamış biri olarak yakından şahit oldum kadınların çilesine. Ama ta oralara gitmeye gerek yok, metropollerde de aynı dramlar yaşanıyor çünkü Anadolu’dan gelip büyük şehirlere yerleşen aileler aynı düzeni burada da devam ettiriyorlar. Bu arada sadece bizde değil, Kuzey Avrupa, Amerika ve İngiltere dışında kalan tüm ülkelerde kadının durumu aynı. Ben bunu Almanya’ya gelip , türlü memleketten insanla tanışınca anladım. İtalyanlar, Ruslar, Afrikalılar ( özellikle Afrika’da adetler Arap adetleri gibiymiş, şok oldum ) , Koreliler, Japonlar vs vs Bu ülkelerde kadın hep ikinci planda, hakları sürekli çiğneniyor, toplumda saygı görmüyorlar. Hatta Almanya gibi bir ülkede bile kadın ve erkeğin saatlik ücretleri aynı değil. Ancak bazı eyaletlerde son yıllarda kadınların çabalarıyla ücretler eşitlenmiş. Yani kadının hala adı yok. Rahmetli Duygu Asena bunu otuz sene önce yazmıştı halbuki 😤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dünya ataerkil.Çalışma ücretleri koşulları erkeklerle aynı değil.Aynen öyle canım benim.Ben,kendi adıma o belgeselde ülkem adına inanamayacağım şeyleri gördüm.Bizim çevremiz de bizim gibi olduğu için ben bu kadar dramı bilmiyordum :(

      Sil
  26. Belgeseli mutlaka izleyeceğiz tavsiye için teşekkür ederiz, çok ilgimizi çekti Nayar'lar gerçekten daha fazla bilgi olmasını çok isterdik. Dünya'nın her noktasında da farklı bir düzen var ne değişik bir durum :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teknolojiye kapalı bir toplum oldukları için üzgünüm fazla bilgi bulamadım :(( Belgeseli de severek izleyeceğinizi düşünüyorum.Sevgilerimle :)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.