Tarih Boyunca Ruhsal Hastalıklara Bakış(5.Bölüm)


19.Yüzyılda anatomi,fizyoloji,kimya ve nöroloji gibi alanlarda bilimsel gelişmeler artmaya başlamıştır.Eski Yunun çağında  geçen bu hastalıkların beyinsel işlev bozukluğundan kaynaklanabileceği görüşü tekrar gündeme gelmiştir.
 Bu dönemdeki en önemli katkı,Alman Hekim Kraepelin tarafından gelmiştir.Kraepelin,ruhsal hastalıkların beyindeki işlev bozukluğunun yanında her bir ruhsal hastalığın farklı belirtiler göstereceğini de söyleyerek ilk sistematik psikiyatrik bölünmenin tanımını yapmıştır.

Kraepelin tarafından başlatılan bu dönemde bir çok inanç türü yıkılmış,ruhsal hastalıklar diğer bedensel hastalıklar gibi ele alınmaya başlanmıştır.Beynin işlevlerini daha iyi anlayabilmek için anatomi,fizyoloji,biyokimya gibi bilim dallarından faydalanılmıştır.
 Yapılan incelemeler ve araştırmalar sonucunda maalesef hastaların beyinlerinde organik bir bozukluğa rastlanmamıştır.Bu durum kimilerine göre laboratuvar tekniklerinin ve teknolojinin yeterince gelişmemiş olduğundan kaynaklanmaktaydı.Bazı bilim adamlarına göre ise ruhsal hastalıkların kökeni genetik bozukluklardan gelmekteydi.
 Bu yüzyılda tüm bu düşünceler,varsayımlardan ibaret kalmış ve geçerliliği kanıtlamayan bir boşluk oluşturmuştur.
 19.Yüzyılda en çok çalışılan ruhsal hastalık histeri olmuş,Fransa'da Nancy Ekolünden olanlar hipnoz yöntemiyle histeriyi çözmeye çalışmışlardır.

Ruhsal hastalıkların psikolojik olduğunun savunulması 20.Yüzyılda olmuştur.Bunun başlangıç noktasının hipnoz,telkin ve histeriye olan yaklaşımlar olduğunu söyleyebiliriz.Böylece 20.yüzyılda bazı ruhsal bozuklukların kökeninin organik olmayıp psikolojik olduğu görüşür önem kazanmıştır.
Bu konuda Freud gibi bir çok önemli kuramcı çalışmalar yapmıştır.Hala da yeni teknik ve çalışmalar yapılmaya  devam edilmektedir.

Engin Hocamın kitabından yararlanarak yazdığım yazı,aslında bu bölümle bitti.Fakat ben eksik olduğunu düşünüyorum bu şekilde bitirmenin.O yüzden son olarak Türkiye'de de son yıllardaki ruh hastalıklarına bakış açısını araştırıp yazdım.Böylelikle konu bütünleşmiş ve tamamlanmış olacak.
 Yarın son bölümde görüşmek dileğiyle...
Tarih Boyunca Ruhsal Hastalıklara Bakış(5.Bölüm) Tarih Boyunca Ruhsal Hastalıklara Bakış(5.Bölüm) Reviewed by Daha Mutlu Yaşam on Aralık 28, 2016 Rating: 5

34 yorum:

  1. Harika bir dizi oldu bu :) Bekliyorum son bölümünü :)

    YanıtlaSil
  2. Handan'a katılıyorum.Bence de,Çok iyi bir araştırıp yazdığın bu makalelerden faydalandık.
    Son bölümü bekliyorum. Geçde olsa uğramaya çalışıyorum.
    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yarın son bölüm olacak :) Okuyup takip ettiğiniz için de çok teşekkür ederim :)

      Sil
  3. hipnoz olayı çok enteresan ve ruhsal bozukluk off yaa =((
    Karikatürlere bayıldım bu arada, yazı da uyumu da süper olmuş, emeğinize sağlık ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hipnoz bu zamanda da devam ediyor.Hatta dişle ilgili korkusu olan hastalara hipnoz yöntemiyle diş tedavisi uygulanıyor.

      Sil
  4. Keyifle okuduğum bir yazı dizisi oldu... Kaleminize sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de bazen keyif bazen burukluk içinde yazdım yazıyı.Faydalı olabildiysem ne mutlu bana :)

      Sil
  5. Yazıda histeri hastalığıyla ilgili detayı görünce izlediğim bir film geldi aklıma. Gerçeklere dayandırıldığı söylenen Histeri isimli filmde 20 yy başları ya da 19.yy sonları konu edilmişti. Orada iki doktor kendi aralarında konuşurken Londra'lı kadınların yarısı bu hastalıktan muzdarip diyerek yazınızdaki tespiti destekleyen bir açıklama yapmıştı. Filmde uygulanan tedavi şekli gerçekten uygulanıyor muydu bilmiyorum ama hipnozdan bir hayli farklıydı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O filmi izleyim bakayım.Hipnoz ve rüya analizi Freud gibi psikanalizcilerin çok kullandığı yöntem.

      Sil
    2. Film gerilim,korku filmi mi?Korku filmi izleyemiyorum ben :(

      Sil
  6. Gerçekten Çok Güzel Bir Dizi Beklemedeyim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son bölümde kendi düşüncelerim de olacak.Umarım beğenirsiniz :)

      Sil
  7. Bilgilendirici, sistemetik bir yazı dizisi okuduk. Sonrasını bekliyorum :)

    YanıtlaSil
  8. Vay be, ta 20. yüzyılda anlaşılması düşündürdü beni, efendim :)

    YanıtlaSil
  9. Son bölümü de bekliyoruz. Gerçekten de son bölüm olmadan eksik kalıyor yazı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazdım :) Yarın sabah yayınlayacağım :)

      Sil
  10. kim bilir keşfedilmemiş, yanlış tedavi uygulanan neler var... hala yeni yeni öğreniyoruz belli ki

    YanıtlaSil
  11. Kalemine sağlık Yurdagül'cüğüm, karikatürler yine çok komikti, özellikle gizli şekerli olan:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son bölüme de bakmanı ve yorum yapmanı istiyorum valla :)

      Sil
  12. özlem hanımın yorumuna katılıyorum.

    YanıtlaSil
  13. Bu bölümde rahatlatıcı şeyler vardı, oh dedim biraz. Freud çıktı ortaya. Emeğine sağlık canım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Freud,psikolojinin babası sayılır :) Çok önemli bir psikanalizci :)Sağolasın ablacığım :)

      Sil
  14. Tam diyordum ki Türklerin bu hastalığa faydası olmadı mı diye ki son paragrafı okudum...
    Baya bir düzelme olmuş tedavi yönteminde��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazı,Dünya genelinde bir yazı.Son bölümde Türkiye'deki son durumu yazdım.Osmanlı dönemine kadar gitmedim.Yoksa bitmeyecekti yazı dizisi :)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.