Kaygı 2.Bölüm


Kaygı,çok güçlü bir duygu olduğu için bu duyguyu sonlandırmak oldukça güçtür.Bebekler ağlayarak kaygılarını dile getirir.Bebeğin isteklerini gidermeye kaygıyla yaklaşıldıkça kaygı düzeyi giderek artar ve yayılır.Çocuk,olumsuz bağlantılar kurarak,dünyaya karşı olumsuz genellemeler oluşturur.Örneğin çocuk katı bir otoriteyle büyüdüyse,ilerleyen yıllarda otorite kavramına karşılık gelen yönetici,polis,öğretmen,asker gibi otorite figürlerine de aynı anlamları yükler,genelleme yapar.Yaptığı olumsuz genellemeler,ilişkilerini de negatif olarak etkiler.

Kaygı duygusunu yaşamamak için kişiler kaçınma duyguları geliştirebilir.İlk geliştirilen kaçınma şeklinde kişi,kaygı yaratan durumdan uzak durma çabasındadır.Örneğin çok iyi bir konuda bile yorumda bulunmak istemez,karşıt görüşlü insanlarla çatışmaktan kaçar.İkinci kaçınma şeklinde ise durumu yok sayar.Sorun yokmuş  ve her şey yolundaymış gibi davranır.Üçüncü kaçınma şekli ise tersiymiş gibi davranmaktır.Örneğin aşık olduğu kızla ilgilenmiyormuş tutumları takınabilir.

Bazı insanlar kaygılarını fobik tepkilerle yaşarlar.Böyle yaşayan insanlar günlük hayatlarında da endişeli ve gergindirler.Kaygı içinde yaşamak,hayatlarının bir parçası haline gelmiştir.Başka türlü yaşamayı bilemez,vahametin farkında değildir.Bu tür insanlar,kendilerinden güçlü olanlara saygılı ve boyun eğici,kendilerinden zayıf olanlara ise katı ve baskılayıcıdır.
 Kaygılı insan,sürekli ürettiği olumsuzluklarla çevresindekileri de bıktırdığı için sevgi ve destekten mahrum kalırlar. 
Kaygılı insanın kaygılarından kurtulabilmesinin tek yolu,hayati sorumluluğunu alabilmeyi öğrenmesidir.Bu sorumluluğu alabilmesi için çevrenin desteği de çok önemlidir.Bu destek verilirken kişinin aşırı bağımlılık ya da suçlayıcı tavırlarının tuzağına düşülmemelidir.
Bu kişiler,alma ve verme dengesini kurmak zorundadırlar.Kendilerini ya da çevredekileri suçlamak yerine deneyimlerden olumlu olarak çıkarımlar yapabilmesini öğrenmelidir.Kendisiyle yüzleşmeli,kendini yargılamadan eksiklerini fark etmeli,kendini olduğu gibi kabul etmelidir.
Bu önerilerin dışında her zaman söylediğim gibi rahatlatıcı egzersizler,olumlu insanlarla bir arada olmak,acılı müzik dinlememek,suyla haşır neşir olmak,hayvan beslemek gibi faktörler de kişinin kendisini iyi hissetmesine yardım eder.Sağlıkla ve sakin kalmanız dileğiyle...

Yorumlar

  1. Günaydın:) Kaygısız güzel günler bizimle olsun... Kaleminize sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dileğinize katılıyorum.Sevgiyle kalın 😍😍😍😍

      Sil
  2. Çevresel faktörleri saymazsak sevgi ve saygı dolu bir yuva çocuklar için de büyüklere de yüklerini atabilme gücü veriyor. Neredeyse bütün sorunlar bu noktaya çıkıyor. Bunlara daha bir emek harcamalıyız bazen sırayı şaşırıyoruz sonrada gelsin kaygı... Bilgiler için teşekkürler, selamlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çevre tabi önemli ama herşeyin ucu aileye çıkıyor.Ebeveynlerin görevi büyük.Ben teşekkür ederim

      Sil
  3. Çok güzel konulara değiniyorsun ablacım. Bir çoğu günlük hayatımda bana da çok yardımcı oluyor. Teşekkür ederim. Kalemin daim olsun ❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Faydalı oluyorsam ne mutlu bana :) Öpüyorum seni :)

      Sil
  4. Biraz da kaygı lazım sanırım. Kaygısızlık sorumsuzluğu da getiriyor. Herşeyin fazlası zarar.

    Son cümlelerde suyla haşır neşir olmaktan bahsediliyor. Evet abdestin pek çok faydaları var.

    https://nimeti-islam.blogspot.com.tr/2015/12/abdestin-tbbi-faydalar.html

    YanıtlaSil
  5. Dün okuduğum bir yazıda da, kaygının beyinde değişime yol açacak kadar olumsuz etkilerinden bahsediyordu.Üerine denk geldi sizinki de;) Sevgili Yurdagül yazılarını okurken karikatürlerinle kaygılarım dağılıveriyor zaten.Gülümsemek en güzel ilaç ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hep gülümseyebilmek dileğiyle...Teşekkürler :)

      Sil
  6. merhaba blogumu yeni açtım bende beklerim:)

    YanıtlaSil
  7. İLk karikatür felaket:))))çok güldüm yaaa, yazın her zamanki gibi bilgilendiriciydi. Çok teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevindim ben de 😘😘😘Sevgilerimle 😍😍😍😍

      Sil
  8. Kaygısızlar dizisi geldi aklıma, İngiliz dizisiydi. Müziğini çok severdim.

    Yazılarınızı hep keyifle okuyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet öyle bir Türk dizisi de vardı galiba :) Çok rahat bir aileydi :) Ben de siz yazınca onu hatırladım.Az miktar kaygı da motivasyon için gereklidir.Ben sizin yazılarınızı keyifle okuyorum :)

      Sil
  9. Birincisine yorum yapamadım. Vertigo tuttu gözlerimi. Blog yazımı bile kızım yazdı. Kaygılı olmak işkence gibi bir şey. Yardım almadan geçmeyeceğine inanıyorum ben. İnsanlarımız kabul bile etmiyorlar ki rahatsız olduklarını. Senin yayınlarından sonra sorun olduğunu anlıyanlar oluyordur.Farkındalık yaratıyorsun canım. Emeğine sağlık Yurdagül kızım. Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok geçmiş olsun ablacığım.Sağlığına dikkat et lütfen.Tabi ki kaygı düzeyi yüksekse profesyonel yardım almak gereklidir.Tek başına çözebilmek zor olur.Sevgiyle öpüyorum :)

      Sil
  10. bi de bağırmak iyi geliyo muuuuu bi de çok çok yürümeek :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kişilerde değil de dağa,taşa bağırmak olabilir :) Yürümek de iyi bir yöntemdir sakinleşmek için :)

      Sil
  11. Ellerinize saglik, cevrenin destegi gercekten önemli bu konuda, cevremde ciddi boyutlarda kaygi sorunu yasayan arkadasim oldu ve kendi cevresinin etkisinin cok buyuk oldugu ortaya cikmisti

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Toplum olarak kaygı düzeyimiz maalesef biraz yüksek :(

      Sil
  12. nerdesiiiin unuttun benim blogu seeen:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dün eğitimdeydim.Annem de bizde.Okuyamadım blog yazılarını.Sadece iki gün ve sen hemen yakaladın beni 😂😂😋

      Sil
    2. sorun değil meşgul olduğunu anlamıştım takıldım sanaa :)

      Sil
    3. Hayranım sana :) Kadar takipçin arasından fark etmen çok zeki olduğunu gösteriyor :)

      Sil
    4. kendini de yabana atmaaa. herkes senin gibi iyi takip edemiyooo :)

      Sil
    5. Sağolasın canım benim :) Kocaman öpüyorum seni :)

      Sil
  13. Yazı bilgilendirici ama karikatürlerle birlikte okuması cok keyifliydi. Kaygı konusuna su sıralar çocukların odalarında tek basına yatmak istememeleri üzerinden bakıyorum su sıra. 1. Yazıyı da okiyim ben en iyisi ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tersten başlamışsınız okumaya :) Keyifli okumalar o zaman :)

      Sil
  14. Canım nasıl denk geliyor bu karikatürler bayılıyorum . Kaygı duymak ,sorun gibi görmektense bir şeyleri çözüm yoluna gitmek daha mantıklı diye düşünüyorum.Kimse asla diyemez bu konuda yeter ki hastalık derecesine çıkmasın:)
    Kaygısız günleri olsun hepimizin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaygının düzeyi önemli.Sürekli kaygı,endişe sorun :( Kaygının bir miktar olması motivasyon sağlar :)Teşekkürler :)

      Sil
  15. Kaleminize sağlık, önemli konular bunlar. :)

    YanıtlaSil
  16. Ben yürür dururum sinirlenince.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amaçsızca yürümek bana da iyi gelir :)

      Sil
  17. Dertsiz aşım, kaygısız başım demiş atalarımız :). Ehh bir bildikleri vardır elbet ama tamamen kaygısız insan varmıdır onu bilmiyorum işte :). Ben de çok sıkıldığım, daraldığım, kaygılandığım zaman hızlı hızlı yürüyorum. Yorulduğumu farketmeden. Ne zaman biraz yatışıyorum o zaman aynı yoldan geri geliyorum ve döndüğümde tam sıfırlanmamışta olsam daha hafiflemiş oluyorum. Ya da yazıyorum ne varsa o anda bir bilgisayar gibi hızla çalışan beynimin içinde ne varsa döküyorum kağıda ve hafifliyorum. Olmadı temizliğe girişiyorum ne yalan söyleyeyim 2 günde bitiremiyeceğim işi 1 günde bitiriyorum ki bence en iyisi bu hiç olmazsa her yer tertemiz oluyor :). Her zamanki gibi çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık. Sevgiyle sağlıklıca kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Azıcık kaygı motivasyon için tabi ki gerekli :) Siz ne güzel olumlu şekilde akıtabiliyormuşsunuz :) Tebrik ediyorum sizi :)

      Sil

Yorum Gönder