Kaygı 1.Bölüm


Kaygı,kişilerin yaklaşmakta olan bir tehlikeye karşı oluşturdukları olumsuz duygu durumudur.Kaygının korkuyla ortak yönleri olmasına rağmen,kaygıda kişinin kendinini ürettiği bir duygu durumu vardır,korkuda ise böyle değildir.Kişinin korkmasını gerektirecek somut bir durum vardır.
Kaygılı kişiler,kaygılarının mantık dışı olduğunu bilmesine rağmen olumsuz düşünmekten kendini alıkoyamazlar.En basit konularda bile karar vermek,onlar için çok zordur.Sürekli iki karşıt seçenek arasında gelip giderler.Hayata bakış açıları karamsardır.Sürekli felaket senaryoları üretirler.

Kaygılı insanın ürettiği negatif duygulardan çevresi de etkilenir.Böylece sisteme dahil olurlar.Bu anlamda kaygının bulaşıcı olduğunu söyleyebiliriz.Kaygılı insan,kendi kaygılarını katılmayan insanları suçlama eğilimindedir.Kendisinin ciddiye alınmadığını düşünür.Öte yandan kendisiyle birlikle kaygıya sürüklenmedikleri için onlara dahil olmayanlara saygı ve güven duyar.
Kaygıyla birlikte yaşanan ikinci duygu çaresizliktir.Kişi,sorunla baş edemeyeceğini düşünür.Bu duygu durumu uzun süre devam ederse çarpıntı,aşırı terleme,soluk almada güçlük,midede ve göğüs bölgelerinde yoğun ağırlık hissi gibi belirtiler de kaygıya eşlik eder.

Kaygının kökeni çocukluk yıllarına dayanır.Çok kaygılı ve anksiyeteli ailelerin çocuklarının kaygı düzeyi yüksektir.Bulaşıcı bir duygu olduğundan,kaygılı olan ebeveynin ses tonu,bakışları gibi faktörler çocuğu etkiler.Çocuk zihinde yeni bağlantılar oluşturarak kaygıyı öğrenir.
Reddedici ve aşağılayıcı tutumlar da çocuğun kaygı bir insan olmasında etkendir.Fazla otoriter tavırlar,çocuk için olumsuz duygulara yol açar.
Problemli boşanma yaşayan ailelerin çocuklarında da kaygı düzeyi yüksektir.Toplumda ve çevresinde yaşadığı itici davranışlar,çocukta yıkıcı izlere neden olabilir.
 Yukarıda anlatılan koşullarda yetişen çocuk,güvende olmadığı bir dünyada yaşadığına inanır.Kendini yeteneksiz ve yetersiz bulur.Sadistçe ve mazoistçe eğilimleri olur.Bu eğilimlerle doyum sağlamaya çalışır.

Kaygı konusunu üstünkörü geçmek istemediğim için konuya yarın da devam edeceğim.Şimdilik esen kalın...
Bu arada testler bölümünde ne kadar kaygılı olduğunu ölçmek için bir test var.O na da göz atabilirsiniz :)
Kaygı 1.Bölüm Kaygı 1.Bölüm Reviewed by Daha Mutlu Yaşam on Kasım 30, 2016 Rating: 5

24 yorum:

  1. Belki yazının devamını beklemeden erken bir soru ama çocuk psikolojisine kaygının farklı kaynakları ve çözümleri var mı merak ediyorum. Onların da kaygı problemleri var, bu konuda bilgi birikimine ihtiyaç duyuluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıda da belirttiğim gibi ailesel özelliler çocuklar üzerinde etkili.Gergin bir hamilelik dönemi bile çocuğu olumsuz etkiliyor :( Çözümle ilgili bugün yeni yazı yazmayı düşünüyorum.Sevgilerimle :)

      Sil
  2. Konu gerçekten çok etkileyici yazının devamını merakla bekliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yarına kadar yazıyı hazırlarım :)

      Sil
  3. Umarım çocuğumun kaygılanacağı kadar kötü bir anne değilimdir. İnsan şüpheye düşüyor kendinden.
    Yalnız Demet Akalın ile Şeyma karikatürü on numara :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar da şüpheci olmayın ya :) Hiç birimiz mükemmel değiliz :)

      Sil
  4. Hmmmm....çocukken nasıl bir ailede büyüdüğünü okumuştum ismi lazım değil bir ünlü şahıs var da:)))demek o yüzden bu sadistçe ve dengesiz eğilimleri:)))))
    Çok teşekkürler canım. Aslında ben de kaygılıyımdır ama çok şükür sadistlik yok:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yoğun baskıya maruz kalanlarda daha yoğun sadist ve mazoist eğilimler :( Teşekkürler :)

      Sil
  5. Konu güzel olmuşş.. bakalım devamı nasıl olacak :) eminim ama güzel olacak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yarın yayınlayacağım :) Teşekkürler :)

      Sil
  6. Televizyon açıp haber dinlemek artık en büyük kaygı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olumsuzluğa itecek şeylerden uzak durmak gerek.

      Sil
  7. Çok sıkıntılı bir durum... Kaleminize sağlık... 2. Bölümğ bekliyor olacağım... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkinci bölümü yazdım.Yarın yayınlayacağım.Umarım beğenirsiniz :) Sevgilerimle...

      Sil
  8. erich fromm var ya bu konuda kitapları var süper süper :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağlam kuramcılardan.Türkiye'de de Engin Geçtan kitaplarını önerebilirim.

      Sil
  9. Son günlerde yaşanan olaylar karşısında kaygı duymamak imkansız 😯. İtiraf ediyorum artık çocuklarımızın geleceğinden kaygı duymadan geçirdiğim günler sayılı 😔. 2. Bölümü merakla bekliyorum. Yine güzel ve anlamlı bir paylaşım olmuş çok teşekkürler. Sevgiyle kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen münferit durumlar kaygı düzeyimizi arttırabilir ama genel olarak hep kaygı yaşıyorsak sorundur.Teşekkürler 😉😉😉

      Sil
  10. Karikatüre bayildim. Ben kaygiliyim ama yazidaki kadar oldugunu sanmiyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok kaygılı olmak sıkıntı.Sevindim fazla kaygılı olmamanıza :)

      Sil
  11. Çocukları büyüme aşamasın da dillendirmediğim kaygılarım vardı okulları çevreleri ne yaparlar ,arkadaşlıkları derken kendimi okul aile birliği koruma derneği gibi sosyal çalışmalar için de bulmuştum :))) Çok şükür bizleri üzmeden yuvalarını da kurdular.:)

    YanıtlaSil
  12. Bence kaygı duymak bir anlamda önemsemektir aslında

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kaygının bir miktarı gerekli ama oranı yüksekse o zaman sıkıntı :(

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.