Doğru Eş Seçimi


News Pdr Dergisinde yayınlanan makalemden....

Hayatımızdaki en önemli seçimlerden biri de doğru eşi seçebilmektir. Ülkemizdeki boşanma istatistiklerine baktığımızda son on yılda boşanmaların %40’a varan oranda arttığı, evliliklerin ise %3 oranında azaldığı tespit edilmiştir. Boşanma nedenlerine baktığımızda şiddetli geçimsizliğin %97 oranında boşanma sebebi olduğu görülmüştür. Bu istatistiklere doğrultusunda eş seçiminde sıkıntılarımız olduğunu söyleyebiliriz.
Eş seçimine karar vermeden önce ilk yapmamız gereken, kendinizi tanımaktır. Kendinizin kişisel, kültürel, toplumsal olarak bakış açınızı gözden geçirerek evliliğe hazır olup olmadığınızı, evlilik sorumluğu taşıyıp taşımayacağınızı belirlemeniz gerekir. Sadece evleneceğiniz kişiye odaklanarak yapacağınız bir seçim, sizi yanlışa götürebilir.
Hayatımızdaki en önemli seçimlerden biri de doğru eşi seçebilmektir. Ülkemizdeki boşanma istatistiklerine baktığımızda son on yılda boşanmaların %40’a varan oranda arttığı, evliliklerin ise %3 oranında azaldığı tespit edilmiştir. Boşanma nedenlerine baktığımızda şiddetli geçimsizliğin %97 oranında boşanma sebebi olduğu görülmüştür. Bu istatistiklere doğrultusunda eş seçiminde sıkıntılarımız olduğunu söyleyebiliriz.
Eş seçimine karar vermeden önce ilk yapmamız gereken, kendinizi tanımaktır. Kendinizin kişisel, kültürel, toplumsal olarak bakış açınızı gözden geçirerek evliliğe hazır olup olmadığınızı, evlilik sorumluğu taşıyıp taşımayacağınızı belirlemeniz gerekir. Sadece evleneceğiniz kişiye odaklanarak yapacağınız bir seçim, sizi yanlışa götürebilir.
Benzer sosyo-ekonomik düzeyden gelme, ailesel yapılarının uygunluğu, ortak kişisel değerlere sahip olma, eğitim düzeyinin yakın olması, dini eğilimlerinin benzeşmesi gibi hususlar eş seçerken göz önünde bulundurulmalıdır. Bunların dışında eş seçiminde;
- Seçeceğiniz kişinin kişisel özelliklerine ve hayat felsefesine,
- İlgi alanlarına ve nasıl bir hayat yaşadığına,
- Aile ve arkadaş çevresindeki davranışlarına,
- Kişiliğinizle uyumlu olan özelliklerine,
- Güvenilir olmasına,
- Size ve çevrenize karşı saygılı olmasına,
- Sürekli sizi eleştirip aşağılamamasına ve sizi olduğunuz gibi kabul etmesine,
- Sizinle sağlıklı ve açık iletişim kurabilmesine,
- Kişinin bağımlılıkları olup olmadığına(alkol, uyuşturucu vs.)
- Olumsuz kişilik özelliklerine (inatçılık, aşırı kıskançlık gibi)
- Size duyduğu sevgi bağına,
- Fiziksel anlamda size uygunluğuna,
- Evlilik kurumuna bakış açısına mutlaka dikkat edilerek karar verilmelidir.
Evlilik öncesi dönem(özellikle nişan dönemi)çok iyi değerlendirilmeli, eğer uyum sağlanamıyorsa ilişki, evlilik yolunda zorlanmamalıdır. Evlenir evlenmez çiftlerin hemen çocuk sahibi olmak istemesi de sıkıntı oluşturabilir. O yüzden çocuk kararı da hızlı verilecek bir karar olmamalıdır.
Kadın ve erkek ilişkilerinin karmaşık bir yapıya sahip olması nedeniyle zaman zaman ilişkilerde sorun olabilir. Önemli olan karşılıklı adım atarak ve uzlaşarak sorunu fark edip, çözebilmektir. Evlilik kararlarının özenli bir şekilde verildiği ve boşanmaların az olduğu günler yaşamak dileğiyle….
(Bu fotograf da hikaye Kalpli kadın İlknur'un düğünde gelin ayakkabısının altına yazdığı yazı.Yazılar silinmiş.Ayakkabının altına adı yazılan ben ve diğer arkadaşlarımın hakkında hayırlısı :))
Doğru Eş Seçimi Doğru Eş Seçimi Reviewed by Daha Mutlu Yaşam on Kasım 06, 2016 Rating: 5

37 yorum:

  1. :))))

    Galiba o listenin farkına çok geç mi varılıyor istatistikleri arttıranlarca? :)

    Karikatürler güzel de ben ikincide karar kıldım. O çooook güzel.

    Birinci yalnızca karikatür :)))))))))))))))))))))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkesin güldüğü karikatür farklı oluyor :)Sevgilerimle...

      Sil
  2. bence problem nişanlımızın, sevgilimizin tahammül edemediğimiz bir huyu varsa ben evlenince bunu düzeltirim düşüncesi. Değişmeyince de sıkıntılar baş gösteriyor bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düzeltirim düşüncesi sağlıklı bir düşünce şekli değil.İnsanı yanılgıya iter :(

      Sil
  3. Ben hala bilimsel verileri şööööyle bir bertaraf edecek şekilde "kısmet" diyorum :))
    Şaka bir yana boşanmaların artmasındaki en en büyük etken bence toplumumuzun genel olarak tahammül etme yeteneğinde azalma olması. Yani yukarıda saydığımız koşulların sağlanması evliliği sürdürebilmede yeterli olmayabilir bence.
    Bir de bence erkeklerin hemen hepsinin ikili ilişkilerinde otistik davranışlar sergilediğini kabul edip, onlardan fazla bir şey beklememek en doğrusu ;)
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabi kişiye özel koşullar da olabilir.Genel olarak yazdım ama başka yan faktörler,kişilik özellikleri gibi bir çok faktör önemli...Erkeklere dair de bu kadar negatif olmamak gerek sanki :)

      Sil
  4. Hayırlısı der susarım :)

    YanıtlaSil
  5. Ahahaha:))))karikatür mahvetti:))))Yurdagül'cüğüm valla çok zor bir seçim bu...benim yakınen tanıdığım biri daha üniversitedeyken birine aşık oldu, ben çocuğun fotosunu gördüm hiç gözüm tutmadı ama kız aşık olmuş gözü kör! 18'e de basınca annesi de hiç istemediği halde evlendi. Şimdi çok mutsuz. Yani gerçekten senin gibi düşünüp, taşınıp tavsiyelere uymuyorlar, irdelemiyorlar, aşık olunca hiçbir şeyi gözleri görmüyor:( mesela ailelerin birbirine denk olması, geçmiş yaşantılarının (gelenek, görenek, görgü, yaşam biçimi, kültür, eğitim seviyesi, anne, baba) çok önemli. Gerçekten belli bir kültür, görgüye sahip insan, yine aynı kültür, görgüye sahip bir aileye (bak eş demiyorum) uyuyor yoksa uyum sağlanmıyor:( biri diğerini hakir görmese de, öteki alt kültürdense aşağılık kompleksi duymaya başlıyor. Bırak evlenmeyi ben çok farklı bir şehir ve mahalleden, çok çok farklı bir mahalleye taşındım, ilk önce bana asla megaloman değilim yanlış anlama bir tür 'hayranlık' duydular, pekçok şeyi ilk kez bende gördüklerini söylediler, (kedimin olması dahil hiçbirinin evinde kedi yoktu mesela, evlerinde kitap yoktu, ilk tanıdıkları vejeteryan bendim, çoğunun okuması yazması da yokmuş! Yani ben bunların tam tersiydim) zamanla bu hayranlıkları diyeyim çekememezliğe, sonra da nefrete, en sonunda da düşmanlığa dönüştü. Yazsam roman olur ama ta lisedeyken psikoloji hocamız söylemişti. Sevgi, hayranlık zamanla nefrete dönüşüyor diye. Aynen yaşadım ben bunu. Tek suçum, tek hatam İstanbul Çiçekçi gibi bir mahalleden, Ankara Aktepe gibi - param daha iyi semtlere yetmediği için- gecekondu semtine (asla küçümsemiyorum benim kızkardeşim de gecekonduya gelin gitti zamanında) taşınmam oldu. O zaman anladım ki, aynı kültürlere sahip değilseniz değil evlenmek, komşu bile olunmuyor...

    Kusura bakma çenem düştü yine ama ben bu konuda çok dertliyim...
    Kalemine sağlık umarım faydalı olur yazın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel katkılar oldu yazdıkların:)Tabi ki ne kadaf dikkat edersen et hata olabiliyor :(

      Sil
  6. Ne kadar doğru demişsiniz. Henüz uzun yıllardır evli değilim (2 yıl bitmek üzere). Lakin her zaman söylüyorum. Evlilik sevgililikten o kadar farklı ki. Çok zor, çok zahmetli ama bir o kadar da güzel.
    Güzel bilgileriniz için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru eşi bulursa insan,daha güzel olur hayat.
      :)

      Sil
  7. Evlilik kutsaldır fakat yanından bile geçmiyor düşüncelerim. Hedeflerimin arasında belki en arkalarda.

    YanıtlaSil
  8. İlk yıllar gerçekten zor oluyor. Ne kadar tanırsan tanı aynı evi paylaşınca tahmin etmediğiniz derecede zorlaşıyor bazı şeyler. 10 yılı geride bıraktık. Şu anda başladığımız yerden çok farklı yerdeyiz şükür.

    YanıtlaSil
  9. Aynı eve girip yaşamadan bir insanla geçinip geçinemeyeceğimiz anlaşılmıyor gerçekten de. Ama kültürümüz, dini inanışlarımız da evlilik öncesi birlikteliği uygun görmüyor. Nişanlıyken bile bence anlaşılamıyor. Ama kültürü, inançları, huyu, suyu, hayata bakış açısı, eğitimi vb. benzer olan insanlar daha iyi bir yuva kurabiliyorlar sanırım. Eş ile aynı zamanda dost olabilmek bence çok mühim. Allah herkesin mutluluğunu daim etsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bekarlara sefa-evlilere cefa olmayan bir birliktelik olsun herkese hayat çok kısa,vırvırvır yemese kafay ı keşke kimse.
      Çok değerli bir paylaşım olmuş yine ellerinize sağlık.
      Sevgilerimle.

      Sil
  10. Hadi hayırlısı diyorum ben de o zaman :))
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  11. Yurdagül Hanım tesadüfe bakinki tam da bu konuları düşünürken yazınızı gördüm.artık tesadüf mü bilemiycem 😀😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman dikkat et Doğan :) Kapılıp gitme :)

      Sil
  12. Çok dpgru tespitler. Sanirim en önemlisi birey olmaktan vazgeçmemek

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Birey olabilmeyi öğrenmek önemli...

      Sil
  13. Kırk gün konuş değil kırk gün karış da gör hangi kitapta var? Yok, ya da kapalı kutu benzetmesi örnekler uzar gider. Ne kadar açık yürekli davranılsa da hayatı paylaşmak özveri ve empati olmadan zor. Yine de kendini tanıyıp cesur kararlar almak gerekiyor, evlilik sevgi üzerine kurulmalı bence, zamanla aşk yerini sevgiye bırakır. Samanlık ve seyran ikilisi uçuk değil, sevdiğinle olmadı mı olmasın daha iyi. Derin konu...Yurdagül Hanım size çok güzel bir sevgi daha mutlu yaşam mottolu bir yuva diliyorum taa gönülden..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derin konu ama ana hatlarını yazdık işte :)

      Sil
  14. Geçenlerde Aşkım Kağışmak'ı dinlemeye gittiğimde 2.karikatürü yaşattı bize sağolsun ve gülmekten artık yanaklarımı hissedemez hale gelmiştim ve tabi işin gerçeği güldürmenin yanında insanın evlilikte neleri yaptığına hatanın genelde iki taraflı olduğunu biz de hatırlattı.Bunlar çok önemli şeyler, bekar olmama rağmen böyle kişisel gelişim kitapları makaleleri konferanslarını kaçırmamaya çalışıyorum :) Yazınız her zamanki gibi düşündürücü ve öğretici kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Seminerler ve konferanslar perspektif katar.Çok iyi yapıyorsunuz :)

      Sil
  15. Uzun süreli flörtlerin de bu boşanmalar da etkili olduğunu düşünüyorum aslında. Evlenincede hep aynı olacak zannediliyor. Hergün çiçek getiren bir eş ve hergün kapıyı gülerek açan ayağına terlik veren bir diğer eş 😊. Ama 4 duvar çok farklı gerçekten gökkubbe altında ki parkta havuza bakarak su fıskiyelerinden çıkan suyu seyretmek değil sonuçta evlilik. İlk yıllar gerçekten zor atlatılınca işte gerçek cicim ayı o zaman başlıyor kanımca 😊. Boşanmalar Yalnızca kültür farklılığı yüzünden olmuyor bence tabii ki oda etken ama zamanla bu çocuk niye hiç susmuyor, ben de çalışıyorum sen de yardımcı olsana ve bu tencere kolaymı kaynıyor sanıyorsunlar yüzünden de bitiyor evlilikler. Karşılıklı anlayış çok önemli bu nokta da taraf tek kalınca yıpranıyor ister istemez. Sizin de dediğiniz gibi yapılması gereken en önemli şey biz bu evliliğe hazırmıyız acaba diye oturup düşünmek yani artık ben değil biz olabilirmiyiz diye sorgulayabilmek. Yoksa Rahmetli Anneanneminde dediği gibi 'bekara karı (bu arada bu kelimeyi hiç sevmiyorum) boşamak çok kolay'. Kısaca evlilik ben değil, benliğini unutmadan biz olma çabasıdır. Çok değerli ve güzel paylaşım Yurdagül, emeğine, bizimle paylaştığın bilgine sağlık 😊. Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  16. İnsanları tanımak için zaman gerekli derler. Günümüzde flört sonucunda evlenen çiftlerin oranı tahmin ediyorum ki görücü usulü ile evlenenlerden daha fazladır. Yine bir araştırma yapılsa boşanmalar da en fazla flört sonucu evlenenlerden çıkar.

    Geçenlerde bir müşterime uğradım. 1,5 yıldır evliymiş. Evlenmeden önce de 5-6 yıl boyunca takılmışlar. Evlilik bana göre değil. Beklediğim gibi değilmiş diyor şimdi de.

    Evliliğin, ailenin basit bir şey olmadığını tüm bireylerin iyice kavraması lazım. Yaşı geldi diye evlenmek yerine gerekli olgunluğa eriştiğinde evlenmesi gerekir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kişinin evliliğe hazır olduğunu hissetmesi önemli bir veri.Katkılarınız için teşekkür ederim :)

      Sil
  17. ha haaa ilk karikatür çok önemli değil miii. erkekle kadının temel farkı işteee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erkek beyni ve kadın beyni farklı çalışıyor gerçekten de...

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.