Öfkeyle Nasıl Baş Edilir?

Y
(Daha önce bu yazımı blogda yayınlamıştım ama son dönemlerde artan öfke sorunları nedeniyle tekrar yayına alma gereği duydum.Keyifli okumalar.)
Yüksek Lisans sunumunda bana bu konu verildiğinde bunun bir tesadüf olmadığını düşünmüştüm. Gerçekten öfke konusunda, biriktiren ve daha sonra çok basit bir olayda öfke patlamaları yaşayan biriydim. Bu konu üzerinde biraz araştırma yaptığımda gerçekten öfkeyi nasıl kontrol edebileceğimi öğrendiğim gibi değişimin 1 günde gerçekleşmeyeceğini de görmüş oldum. Var olan alışkanlıkları değiştirmek tabi ki zaman alıyor. Bir durumun alışkanlığa dönüşmesi için en az 21 gün tekrar edilmesi gerekiyor. Size de vereceğim yöntemleri yılmadan hayatınızın içine katarak kullanmanızı tavsiye ediyorum. Öfkeyle başa çıkma yollarına değinmeden önce birkaç istatistiki bilgiye yer vermek istiyorum. Yaptığım araştırmada ülkemizde öfkeyle ilgili olarak bütüncül bir araştırma yapılmadığını gördüm. Çeşitli meslek gruplarıyla yapılmış çalışmalar var fakat ülke geneline dair bir veri yok. Bizim ülkemizde mutlulukla ilgili yapılan araştırmalarda mutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı 2014 yılında yüzde 56,3 iken 2015 yılında yüzde 56,6 oldu. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise yüzde 11,7’den yüzde 11,4’e düştü. Kadınlarda mutluluk oranı, 2014 yılında yüzde 60,4 iken 2015 yılında yüzde 60,2’ye düştü, erkeklerde bu oran yüzde 52’den yüzde 52,9’a yükseldi. Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyine bakıldığında, en yüksek mutluluk oranı yüzde 63,8 ile 18-24 yaş grubunda, en düşük mutluluk oranı ise yüzde 51,7 ile 45-54 yaş grubunda gerçekleşti. Evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu görüldü. Evli bireylerin 2015 yılında yüzde 59,6’sı mutlu iken, evli olmayanlarda bu oran yüzde 49,5 olarak gerçekleşti. Bu istatistiğe göre evliler bekarlardan daha mutlu, gençler orta yaşlılardan daha mutlu, kadınlarda mutluluk oranı düşmesine rağmen erkeklerden daha mutlu, biz de toplum olarak 2014 yılına göre 2015’te daha mutluyuz. Mutluluk oranlarının genel olarak yüksek olmasının bir nedeninin de son 10 yılda kullanılan antidepresan kullanımının artması olduğunu düşünüyorum.
Gelelim öfkeli olduğumuzda neler yapacağımıza;
- Çok öfkeliyseniz kendinizi fark edin, zihninizin size hükmetmesine izin vermeyin.
- Diyafram nefesleri almayı öğrenin ve bu nefes tekniklerini uygularken kendinize ‘gevşe’ ‘sakin ol’ gibi telkinlerde bulunun.
- Öfkelendiğiniz ortamdan ayrılarak kendinize bir es verin.
- Sessiz sakin bir ortama geçin ve sizi gevşetecek sözsüz müzikler dinleyin.
- İmgeleme yeteneğiniz yüksekse, gözlerinizi kapatın ve geçmişte sizi mutlu eden bir olayı hatırlamaya çalışın.
- Öfkelendiğiniz zaman suyla temas enerjiyi nötralize eder. Duş alabiliyorsanız duş alın eğer ortamınız duş almaya müsait değilse en azından elinizi yüzünüzü yıkayın.
- Öfkeliyken şiddet içerikli programlar izlemeyin.
- Öfkeliyken sorunu erteleyin ama içinize atmayın. Ertelediğiniz sorunu sakinleştiğinizde suçlayıcı bir tarzda değil kendi hissedişleriniz üzerinden ben diliyle anlatın.
- Sorunu konuşmadan önce üzerinde düşünün değiştirebileceğiniz bir şeyse çözüm yolları bulun, değiştiremeyeceğiniz bir şeyse durumla savaşmayın, durumu kabul edin.
- Düzenli spor yapın. Düzenli spor yapmak negatif enerjinizin atılmasına yardımcı olacaktır.
- Kolay öfkelenmemek için uyku düzeninize dikkat edin, uykunuzu alarak uyanın.
- Kendinize şiddet uygulamaktan vazgeçin, hatalarınızdan ders alarak yolunuza devam edin.
- Ara sıra kendinize küçük ödüller verin. Bu ödüller sayesinde motivasyonunuzun arttığını ve hayata daha olumlu baktığınızı göreceksiniz.
- Son olarak öfke her duygu gibi gerekli bir duygudur ama onu kontrollü yaşamak önemlidir. Öfke kontrollü olursa kişiyi motive eder, başarıya güdüler.
- Unutmayın öfkenizi kontrol edemezseniz hayatınızın her aşamasında sorunlarla karşılaşır ve hep sorunlu bir birey olarak yaşarsınız.

Yorumlar